Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%25
Afrika Seyahatnamesi

Afrika Seyahatnamesi

Liste Fiyatı : 48,60TL
İndirimli Fiyat : 36,45TL
Kazancınız : 12,15TL
Afrika Seyahatnamesi
Afrika Seyahatnamesi
Fecr Yayınevi
36.45
Doğrusu Afrika'ya ilk adımımı atıncaya kadar Afrika denilince benim de aklıma sadece siyah tenli insanlar, yoksulluk, kıtlık, kızgın çöller ve zamanında yaşanan sömürgecilik gibi konular gelirdi. Afrika'ya ilk adımımı attıktan sonra kara kıtanın bunlara ilaveten çok daha başka bir dünya olduğu gerçeğiyle karşılaştım. Gördüklerim, bildiklerimle asla örtüşmüyordu. Afrika'daki ilk görev yerim olan Sudan'da geçirdiğim üç yılın ardından Kıta hakkındaki kanaatlerim, dünya hayatına bakışım, tasarruf ve israf anlayışım, kısacası Kıta'yla ilgili kavram dünyam tamamen değişti. Sözcüklerin kamuslardaki anlamıyla Afrika'yı resmetmeye yeterli olamayacağını bizzat tecrübe ettim. ‘Afrika anlatılamaz ancak yaşanarak anlaşılabilir' tezi benim açımdan kesinlik kazandı. Zira oradaki yoksulluğun bizim bildiğimiz yoksulluktan, oradaki sefaletin bizim bildiğimiz sefaletten, oradaki mahrumiyetin bizim bildiğimiz mahrumiyetten çok daha farklı olduğuna bizzat tanıklık ettim. Afrika, varlık içinde yokluğa mahkum edilmiş bir kıtadır. Gerek insan kaynakları ve gerekse tabii kaynakları bakımından diğer kıtalardan bir eksiği bulunmamasına karşın uğradığı acımasız sömürgeci işgallerle sistematik bir şekilde geri bırakılmış ve insanının kerameti başta olmak üzere tüm değerleri insafsızca tahrip edilmiştir. Pek çok ülkede başta içme suyu, sağlıklı gıda, uygun tedavi ortamı gibi ihtiyaçlar olmak üzere en temel insani ihtiyaçlar dahi mevcut değildir. Insanların önemli bir bölümü sazlık evlerde veya kamplarda çalılardan çırpılardan oluşturulan çardak türü evlerde yaşamını sürdürmektedir. Sömürgeciliğin Kıta'da yarattığı tahribat gerçekten acımasızmış. Ten farkından dolayı reva görülen ayrım kelimenin tam anlamıyla vahşiceymiş. Batılı sömürgeci sistemler Kıta insanının sadece altın, elmas ve petrol gibi doğal kaynaklarını çalmakla yetinmemiş, bunun yanısıra uyguladığı kültürel ve sosyal politikalarla toplumsal bir tahribat da yaratmıştır. Insanlar yapay olarak çizilen sınırlara hapsedilmiş, etnik aidiyet duygusuyla kışkırtılmış ve barış ortamı yok edilerek kaotik bir ortam oluşturulmuştur.
  • Açıklama
    • Doğrusu Afrika'ya ilk adımımı atıncaya kadar Afrika denilince benim de aklıma sadece siyah tenli insanlar, yoksulluk, kıtlık, kızgın çöller ve zamanında yaşanan sömürgecilik gibi konular gelirdi. Afrika'ya ilk adımımı attıktan sonra kara kıtanın bunlara ilaveten çok daha başka bir dünya olduğu gerçeğiyle karşılaştım. Gördüklerim, bildiklerimle asla örtüşmüyordu. Afrika'daki ilk görev yerim olan Sudan'da geçirdiğim üç yılın ardından Kıta hakkındaki kanaatlerim, dünya hayatına bakışım, tasarruf ve israf anlayışım, kısacası Kıta'yla ilgili kavram dünyam tamamen değişti. Sözcüklerin kamuslardaki anlamıyla Afrika'yı resmetmeye yeterli olamayacağını bizzat tecrübe ettim. ‘Afrika anlatılamaz ancak yaşanarak anlaşılabilir' tezi benim açımdan kesinlik kazandı. Zira oradaki yoksulluğun bizim bildiğimiz yoksulluktan, oradaki sefaletin bizim bildiğimiz sefaletten, oradaki mahrumiyetin bizim bildiğimiz mahrumiyetten çok daha farklı olduğuna bizzat tanıklık ettim. Afrika, varlık içinde yokluğa mahkum edilmiş bir kıtadır. Gerek insan kaynakları ve gerekse tabii kaynakları bakımından diğer kıtalardan bir eksiği bulunmamasına karşın uğradığı acımasız sömürgeci işgallerle sistematik bir şekilde geri bırakılmış ve insanının kerameti başta olmak üzere tüm değerleri insafsızca tahrip edilmiştir. Pek çok ülkede başta içme suyu, sağlıklı gıda, uygun tedavi ortamı gibi ihtiyaçlar olmak üzere en temel insani ihtiyaçlar dahi mevcut değildir. Insanların önemli bir bölümü sazlık evlerde veya kamplarda çalılardan çırpılardan oluşturulan çardak türü evlerde yaşamını sürdürmektedir. Sömürgeciliğin Kıta'da yarattığı tahribat gerçekten acımasızmış. Ten farkından dolayı reva görülen ayrım kelimenin tam anlamıyla vahşiceymiş. Batılı sömürgeci sistemler Kıta insanının sadece altın, elmas ve petrol gibi doğal kaynaklarını çalmakla yetinmemiş, bunun yanısıra uyguladığı kültürel ve sosyal politikalarla toplumsal bir tahribat da yaratmıştır. Insanlar yapay olarak çizilen sınırlara hapsedilmiş, etnik aidiyet duygusuyla kışkırtılmış ve barış ortamı yok edilerek kaotik bir ortam oluşturulmuştur.
      Stok Kodu
      :
      9786055482855
      Boyut
      :
      0x0
      Sayfa Sayısı
      :
      416
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2015-01
      Çeviren
      :
      1.7010000000000003
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      2.Hamur
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat