Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%20
Dil ve Din Cengiz Özakıncı

Dil ve Din "Kur'an'ı Doğru Anlamak"

Liste Fiyatı : 40,00TL
İndirimli Fiyat : 32,00TL
Kazancınız : 8,00TL
%20
Temin süresi 3 gündür.
Dil ve Din "Kur'an'ı Doğru Anlamak"
Dil ve Din "Kur'an'ı Doğru Anlamak"
Otopsi Yayınları
32.00
Mehmet Akif Ersoy diyor ki: "Kur'an'da gecen "kanaat"}, "tevekküf'ü, "sabır"ı, hepsini yanlış anladık. "Sabır" nedir?.. Bize göre "sabır", ne olursa olsun katlanmak" demektir. Neye katlanmak? Her şeye. Daha doğrusu katlanılmayacak şeylere. Mesela aşağılanmaya, hakaret görmeye, döğülmeye, söğülmeye; özetle insanlık onurumuzu lekeleyecek kötülüklerin hepsine. Aman yarabbî!.. Kur'an ne söylüyor, biz ne anlıyoruz!.. "Sabır" katlanmak değil, söğüş sermektir. Neye Söğüş germe*:? Sonunda katlanılmayacak acılara katlanmak ıztırabına mahkum olmamak için, önceden her türlü zorbalıklara, her türlü sıkıntılara, mertcesine, insancasına göğüs sermek. Hele Kur'an'daki "tevekkül" hiç bizim an/adığımız mahiyette mi? "Tevekkül", Kur'an'm gösterdiği, Hadis'in gösterdiği "tevekkül", tüm yollan denedikten sonra olan tevekküldür. Biz cehaletimiz yüzünden dini bu hale setirdik. Din de bizi bu hale getirdi. İslam dini bir miskinlik dini oldu..." Mehmet Akif, bu sözleriyle Kur'an'ın temel kavramlarının yanlış yorumlanarak topluma yanlış belletilmesim'n yıkıcı sonuçlarını çok doğru bir biçimde saptamıştır. Müslüman toplumlar "dinsel aydınlanma" olmaksızın geri kalmışlık zincirini kıramayacaktır. Dinsel Aydınlanma; insanları bir anda sevgisiz, yıkıcı, acımasız, yabanıl sürülere dönüştürebilen, usdısı, bilimdışı, gerçekdışı, karanlık, boş inançların tutsaklığından kurtarıp; gerçeğin ışığında yürüyen, özgür, bağımsız, eleştirel düşünceli, barışçıl, iyicil, sevecen, çalışkan bireylere döniiştürme çabasıdır. Çağlar boyu yığınların beynine kazınan yanlış kavramlar öyle inatçı, öyle direngendir ki, bunlann kısa süreli çabalarla toplumsal bellekten kazınması olanaksızdır. Başka ulusların dinsel aydınlanma deneyimlerinden dersler çıkararak, aydınlanmayı uzun soluklu bir devrim ve çilelerle dolu bir süreç olarak kavramamız gerekiyor. Toplumsal aydınlanmanın geçilmesi zorunlu en önemli evrelerinden biriyse, dinsel düşünce üretiminin ulusallaştırması ve ulusal dilin olabildiğince özleştirilip sağlığına kavuşturularak yaşamın her alanında egemen kılınmasıdır. Bu kitabında, dil ve din ilişkilerini Müslüman Aydınlanmasının odağına yerleştiren Cengiz Özakıncı, dilin düşünce üretimiyle, dinsel ve toplumsal aydınlanmayla bağlarını gözler önüne sererek, dilimizin bin yıldan bu yana dinsel kaygılarla bozulmuş olmasının, anlama yetimiz ve düşünsel üretimimiz üzerinde nasıl onarılması güç yıkımlara yolaçtığını örneklerle gösteriyor ve çözümler öneriyor.
  • Açıklama
    • Mehmet Akif Ersoy diyor ki: "Kur'an'da gecen "kanaat"}, "tevekküf'ü, "sabır"ı, hepsini yanlış anladık. "Sabır" nedir?.. Bize göre "sabır", ne olursa olsun katlanmak" demektir. Neye katlanmak? Her şeye. Daha doğrusu katlanılmayacak şeylere. Mesela aşağılanmaya, hakaret görmeye, döğülmeye, söğülmeye; özetle insanlık onurumuzu lekeleyecek kötülüklerin hepsine. Aman yarabbî!.. Kur'an ne söylüyor, biz ne anlıyoruz!.. "Sabır" katlanmak değil, söğüş sermektir. Neye Söğüş germe*:? Sonunda katlanılmayacak acılara katlanmak ıztırabına mahkum olmamak için, önceden her türlü zorbalıklara, her türlü sıkıntılara, mertcesine, insancasına göğüs sermek. Hele Kur'an'daki "tevekkül" hiç bizim an/adığımız mahiyette mi? "Tevekkül", Kur'an'm gösterdiği, Hadis'in gösterdiği "tevekkül", tüm yollan denedikten sonra olan tevekküldür. Biz cehaletimiz yüzünden dini bu hale setirdik. Din de bizi bu hale getirdi. İslam dini bir miskinlik dini oldu..." Mehmet Akif, bu sözleriyle Kur'an'ın temel kavramlarının yanlış yorumlanarak topluma yanlış belletilmesim'n yıkıcı sonuçlarını çok doğru bir biçimde saptamıştır. Müslüman toplumlar "dinsel aydınlanma" olmaksızın geri kalmışlık zincirini kıramayacaktır. Dinsel Aydınlanma; insanları bir anda sevgisiz, yıkıcı, acımasız, yabanıl sürülere dönüştürebilen, usdısı, bilimdışı, gerçekdışı, karanlık, boş inançların tutsaklığından kurtarıp; gerçeğin ışığında yürüyen, özgür, bağımsız, eleştirel düşünceli, barışçıl, iyicil, sevecen, çalışkan bireylere döniiştürme çabasıdır. Çağlar boyu yığınların beynine kazınan yanlış kavramlar öyle inatçı, öyle direngendir ki, bunlann kısa süreli çabalarla toplumsal bellekten kazınması olanaksızdır. Başka ulusların dinsel aydınlanma deneyimlerinden dersler çıkararak, aydınlanmayı uzun soluklu bir devrim ve çilelerle dolu bir süreç olarak kavramamız gerekiyor. Toplumsal aydınlanmanın geçilmesi zorunlu en önemli evrelerinden biriyse, dinsel düşünce üretiminin ulusallaştırması ve ulusal dilin olabildiğince özleştirilip sağlığına kavuşturularak yaşamın her alanında egemen kılınmasıdır. Bu kitabında, dil ve din ilişkilerini Müslüman Aydınlanmasının odağına yerleştiren Cengiz Özakıncı, dilin düşünce üretimiyle, dinsel ve toplumsal aydınlanmayla bağlarını gözler önüne sererek, dilimizin bin yıldan bu yana dinsel kaygılarla bozulmuş olmasının, anlama yetimiz ve düşünsel üretimimiz üzerinde nasıl onarılması güç yıkımlara yolaçtığını örneklerle gösteriyor ve çözümler öneriyor.
      Stok Kodu
      :
      9789758410125
      Boyut
      :
      14x4,5
      Sayfa Sayısı
      :
      438
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      9
      Basım Tarihi
      :
      2009-01
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      2.Hamur
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat