Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%8
Sınıf Mücadelesi Paradigmaları Hasan Oğuz

Sınıf Mücadelesi Paradigmaları

Liste Fiyatı : 15,00TL
İndirimli Fiyat : 13,80TL
Kazancınız : 1,20TL
%8
Temin süresi 3 gündür.
Sınıf Mücadelesi Paradigmaları
Sınıf Mücadelesi Paradigmaları
Peri Yayınları
13.80
Türkiye de 'işçi sınıfı ve sınıf mücadelesi' tartışmalarında karşımıza temel olarak iki sorun çıkmaktadır; ilki Türkiye'de genişlemiş olan işçi sınıfının gücü neden toplumsal ve siyasal bir güce dönüşememektedir? Proletarya neden dönüşümün belirleyici gücü olamamaktadır? İkincisi de sayısız çevre ve grupların sınıf ile olan ilişkisi nasıl bir ilişkidir? Bu ilişkileri sınıf stratejisi açısından nasıl tanımlamak gerekir? Kuşkusuz bu soruları önemsemek gerekiyor. Bu noktalarda ciddi sorunlar olduğu çok açık. Öncelikle ikinci sorudan başlayalım; ister politik ister demokratik-e-konomik ya da kültürel kurumlar olsun, bu kurumların temsil ettiği insanların toplumsal kimliği, o grubun politikası ya da söylem dilinden önce, belirli bir toplumsal sınıfın ve toplumsal çevrenin öncelikle varlığına bağlıdır. Yine de bu grupların kendi varlığı doğrudan o sınıfın veya sınıfların temsiliyetini içermese bile, onun siyasal dilini ve ilişkilerini temsil ettiğini söylemek mümkündür. Bu yapıların iddiaları ya da eylemleri, temsil ettiğine inandığı sınıfın özlemlerini dile getirmiş olmasını dışlamaz. Yapıya kitlesel bir yönelim veya yapının sloganlarına karşın bir bağımlılık olmasa da, toplumsal ve siyasal temele dayanan ve dayandığını iddia eden her politik grup, bu eylemsellik süreci içinde savunduğu sınıfın toplumsal karakterinden kopuk olmadığını ve onun politik ve demokratik bir ifadesi olduğunu gösterir. Burada o yapının temel karakterini belirleyen söylemi değil, o söyleme uygun pratik tutumudur aslında.
  • Açıklama
    • Türkiye de 'işçi sınıfı ve sınıf mücadelesi' tartışmalarında karşımıza temel olarak iki sorun çıkmaktadır; ilki Türkiye'de genişlemiş olan işçi sınıfının gücü neden toplumsal ve siyasal bir güce dönüşememektedir? Proletarya neden dönüşümün belirleyici gücü olamamaktadır? İkincisi de sayısız çevre ve grupların sınıf ile olan ilişkisi nasıl bir ilişkidir? Bu ilişkileri sınıf stratejisi açısından nasıl tanımlamak gerekir? Kuşkusuz bu soruları önemsemek gerekiyor. Bu noktalarda ciddi sorunlar olduğu çok açık. Öncelikle ikinci sorudan başlayalım; ister politik ister demokratik-e-konomik ya da kültürel kurumlar olsun, bu kurumların temsil ettiği insanların toplumsal kimliği, o grubun politikası ya da söylem dilinden önce, belirli bir toplumsal sınıfın ve toplumsal çevrenin öncelikle varlığına bağlıdır. Yine de bu grupların kendi varlığı doğrudan o sınıfın veya sınıfların temsiliyetini içermese bile, onun siyasal dilini ve ilişkilerini temsil ettiğini söylemek mümkündür. Bu yapıların iddiaları ya da eylemleri, temsil ettiğine inandığı sınıfın özlemlerini dile getirmiş olmasını dışlamaz. Yapıya kitlesel bir yönelim veya yapının sloganlarına karşın bir bağımlılık olmasa da, toplumsal ve siyasal temele dayanan ve dayandığını iddia eden her politik grup, bu eylemsellik süreci içinde savunduğu sınıfın toplumsal karakterinden kopuk olmadığını ve onun politik ve demokratik bir ifadesi olduğunu gösterir. Burada o yapının temel karakterini belirleyen söylemi değil, o söyleme uygun pratik tutumudur aslında.
      Stok Kodu
      :
      9786059649070
      Boyut
      :
      13,5x2
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2016-01
      Kapak Türü
      :
      Nazım Taban
      Kağıt Türü
      :
      2.Hamur
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat